Sakramentler

Giriş: Sakrament Nedir?

Sakramentler, Hristiyan inancının en eski uygulamalarından biridir. Genel tanımıyla sakrament, İsa Mesih tarafından buyrulan ve görünmeyen bir ruhsal gerçeğin görünen bir işareti olan kutsal bir törendir. Ancak, sakramentlerin sayısı, anlamı ve amacı konusunda farklı Hristiyan mezhepleri arasında önemli teolojik farklılıklar bulunmaktadır.

Bu makalede, bu mezhepsel bakış açılarına değinerek, özellikle Protestanlık yaklaşımındaki sakrament anlayışını ele alacağız. Amacımız, sakramentlerin, yani vaftiz ve Rab’bin Sofrası’nın neden bu kadar önemli olduğunu, bu uygulamaların Hristiyan yaşamındaki yerini ve kurtuluşla olan ilişkisini Kutsal Kitap ışığında açıklamaktır.

  1. Protestanlık’ta Sakrament Anlayışı

Hristiyanlığın köklü tarihi boyunca, sakramentler konusunda farklı yorumlar ortaya çıkmıştır. Katolik ve Ortodoks Kiliseleri yedi sakramenti kabul ederken, Protestanlıkta sakrament anlayışı daha sade ve Kutsal Kitap’a dayalıdır. Protestan teolojisi, sakramentleri, Mesih’in Kendisi tarafından açıkça buyrulmuş olan ve görünmeyen bir ruhani gerçeği sembolize eden kutsal eylemler olarak tanımlar.

1.1. İki Temel Sakrament: Vaftiz ve Rab’bin Sofrası

Protestan Kiliselerinin çoğu, Kutsal Kitap’a dayanarak sadece iki temel sakramenti kabul eder:

  • Vaftiz: İsa Mesih, göğe yükselmeden önce öğrencilerine, “Gidin bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin” (Matta 28:19) buyruğunu vermiştir.
  • Rab’bin Sofrası: İsa, ihanete uğradığı gece öğrencilerle son yemeğini yerken, “Beni anmak için böyle yapın” (Luka 22:19) diyerek bu töreni başlatmıştır.

Bu iki uygulamanın sakrament olarak kabul edilmesinin temel nedeni, bizzat İsa Mesih tarafından buyrulmuş olmaları ve ilk Hristiyan topluluğunun sürekli olarak bu uygulamaları sürdürmesidir.

1.2. Sakramentlerin Anlamı: Lütfun Nedeni Değil, Simgesi

Protestanlık, sakramentlerin gücünü ve amacını, diğer bazı geleneklerden farklı olarak yorumlar. Martin Luther’in Reformasyon’da vurguladığı “sola fide” (sadece imanla) ilkesi gereği, kurtuluş bir eylemle değil, sadece Mesih İsa’ya olan imanla gelen Tanrı’nın lütfuyla elde edilir. Bu nedenle, sakramentler:

  • Lütfun Nedeni Değildir: Sakramentler, kurtuluşu veya Tanrı’nın lütfunu kişiye aktaran büyülü veya mekanik bir güce sahip değildir. Kurtuluş, iman aracılığıyla gerçekleşir.
  • Lütfun Simgesi ve Mührüdür: Sakramentler, Tanrı’nın imanlıların yaşamında zaten gerçekleştirdiği veya gerçekleştireceği ruhani gerçeğin görünen işaretleridir. Vaftiz, günaha karşı ölümün ve yeni yaşamın simgesiyken, Rab’bin Sofrası, Mesih’in kurbanının bir anısı ve imanlıların O’nunla olan birliğinin mührüdür.

Sakramentler, bu nedenle, imanlılar için pasif birer tören değil, imanın ve itaatin aktif beyanlarıdır. Onlar, Tanrı’nın vaatlerinin hatırlandığı ve iman topluluğunun birliğinin kutlandığı kutsal anlardır.

  1. Vaftiz: Mesih’le Birlikteliğin Simgesi

Vaftiz,  Rab İsa’nın buyurduğu iki sakramentten ilkidir. Vaftiz, bir kişinin Mesih’e olan imanını ve O’nunla kurduğu ruhsal birliği dünyaya ilan etmesinin gözle görülür bir yoludur. Bu nedenle vaftiz, sıradan bir dini tören değil, derin bir teolojik anlam taşıyan kutsal bir eylemdir.

2.1. Vaftizin Anlamı: Ölüm, Gömülme ve Diriliş

Vaftizin temel sembolizmi, bir önceki makalemizde de ele aldığımız gibi, Mesih’in ölümü ve dirilişiyle özdeşleşmektir. Elçi Pavlus, Romalılar 6:4’te bu sembolizmi şöyle açıklar: “Demek ki, ölümle vaftiz edilmemiz sayesinde O’nunla birlikte gömüldük. Öyle ki, Mesih babanın yüceliği sayesinde ölümden nasıl dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürelim.” Bu, suyun altına girmeyle günahlı eski yaşamın sona ermesi ve sudan çıkmayla da Mesih’le birlikte yeni bir yaşama başlanması anlamına gelir. Bu eylem, kişinin kalbinde gerçekleşen ruhsal dönüşümün dışa vurumudur.

2.2. Vaftizin Uygulaması: İman Beyanı

Vaftiz, imanın bir meyvesidir, nedeni değildir. Kurtuluş, sadece lütufla ve imanla gelir. Bu nedenle vaftiz, bilinçli bir karar veren ve Mesih’e iman eden kişilere uygulanır. Kutsal Kitap’ta, vaftizden önce her zaman kişinin iman etmesi gerektiği vurgulanır. Vaftiz bu nedenle, bir imanlının Mesih’e olan bağlılığını, O’nun buyruğuna itaat ederek halka açık bir şekilde beyan ettiği kutsal bir eylemdir.

Vaftiz, Hristiyan iman yolculuğunun başlangıcını simgeler. Ancak bu yolculuk, Rab’bin Sofrası ile sürekli olarak devam ettirilir.

  1. Rab’bin Sofrası 

Rab’bin Sofrası, Hristiyanlıkta Rab İsa’nın bizzat kendisi tarafından buyurulan ikinci kutsal uygulamadır. İsa, ihanete uğradığı gece, öğrencileriyle yediği son akşam yemeğinde bu ayini başlatmıştır. Rab’bin Sofrası, vaftiz gibi, Hristiyan inancının merkezindeki bir gerçeğin sembolik bir ifadesidir.

3.1. Ekmek ve Asmanın Ürününün Simgesel Anlamı

Rab’bin Sofrası’nın temel amacı, Mesih’in kurbanını anmak ve imanlıların günahları için dökülen kanını hatırlamaktır. İsa, bu kutsal yemeği başlatırken, ekmeği alıp bölmüş ve şöyle demiştir: “Bu sizin uğrunuza feda edilen bedenimdir. Beni anmak için böyle yapın.” (Luka 22:19). Ekmek, Mesih’in bizim için çarmıhta kırılan bedenini simgeler.

Ardından, kadehi alıp şarapla doldurmuş ve şöyle demiştir: “Bu kadeh, sizin uğrunuza akıtılan kanımla gerçekleşen yeni antlaşmadır.” (Luka 22:20). Şarap, Mesih’in günahlarımızın bağışlanması için dökülen kanını simgeler. Bu yemeği paylaşmak, Mesih’in bedeninin ve kanının bizim için feda edildiğini hatırlama eylemidir.

3.2. Rab’bin Sofrası’nın Amacı ve Önemi

Rab’bin Sofrası’nın temel amacı, sadece geçmişi hatırlamak değildir. Bu ayin, aynı zamanda Hristiyan yaşamı için hayati öneme sahip üç temel gerçeği ilan eder:

  • Mesih’in Ölümünü İlan Etmek: Elçi Pavlus, bu ayinin temel amacını şöyle açıklar: “Bu ekmeği her yediğinizde ve bu kadehten her içtiğinizde, Rab’bin gelişine dek O’nun ölümünü ilan etmiş olursunuz.” (1. Korintliler 11:26). Rab’bin Sofrası, dünyaya, Mesih’in kurtarıcı ölümünün bir duyurusudur.
  • Mesih’le Birlik: Rab’bin Sofrası, imanlıların Mesih’le olan kişisel birliğini ve O’nun bedeninin bir parçası olmalarını simgeler.
  • İmanlılarla Birlik: Bu kutsal yemeği paylaşmak, tüm dünyadaki imanlıların Mesih’in tek bedeninin bir parçası olduğunu gösteren bir birlik ve kardeşlik eylemidir.

Rab’bin Sofrası’na katılmadan önce, Kutsal Kitap imanlılara kendilerini gözden geçirmelerini ve tövbe etmelerini tavsiye eder. Bu, ayinin ciddiyetini ve kutsallığını gösterir. Vaftiz, Mesih’le yeni bir yaşama başlangıcın simgesiyken, Rab’bin Sofrası bu yaşamın sürekli bir şekilde hatırlanması ve ilan edilmesi için bir fırsattır.

  1. Diğer Hristiyan Geleneklerinde Sakramentler

Sakrament anlayışı, Hristiyanlık içindeki en önemli mezhepsel farklılıklardan birini oluşturur. Protestanlık iki sakramenti (Vaftiz ve Rab’bin Sofrası) kabul ederken, Katolik ve Ortodoks Kiliseleri bu konuya daha geniş bir perspektiften yaklaşır. Bu geleneklerde sakramentler, sadece bir sembol olmaktan öte, Tanrı’nın lütfunu insana aktaran somut araçlar olarak görülür.

4.1. Katolik ve Ortodoks Kiliseleri ve Yedi Sakrament

Katolik ve Ortodoks gelenekleri, İsa Mesih tarafından tesis edildiğine ve Kilise geleneğinde yer aldığına inanılan yedi sakramenti kabul eder:

  1. Vaftiz: Tıpkı Protestanlıkta olduğu gibi, günahlardan arınma ve Hristiyan topluluğuna katılma kapısı olarak görülür.
  2. Konfirmasyon (Güçlendirme): Kutsal Ruh’un armağanlarını pekiştiren ve imanlıyı olgunlaştıran tören.
  3. Efkaristiya (Rab’bin Sofrası): Mesih’in bedeninin ve kanının gerçekte orada bulunduğuna inanılan, merkezi bir ayin.
  4. Günah İtirafı (Tövbe): Günahların bir rahibe itiraf edilerek Tanrı’dan bağışlanma alınması.
  5. Hastaların Yağlanması: Hastalık ve ölüm döşeğindeki kişilere şifa ve teselli için yapılan kutsal yağla yağlama töreni.
  6. Ruhbanlık: Din adamı olma yolunda atılan kutsal adım.
  7. Evlilik: Bir kadın ve bir erkek arasındaki kutsal birlikteliğin sakramenti.

4.2. Temel Teolojik Farklılıklar

Protestanlık ile Katolik/Ortodoks Kiliseleri arasındaki sakramentler konusundaki temel farklılık, sakramentlerin işlevine dairdir:

  • Protestanlıkta: Sakramentler, imandan sonra gelen simgelerdir. Kurtuluş, imanla lütuf aracılığıyla gerçekleşir ve vaftiz ile Rab’bin Sofrası, bu zaten gerçekleşmiş olan ruhani gerçeğin dışsal beyanıdır. Sakramentler, kişiye lütfu vermez, sadece lütfun varlığını hatırlatır.
  • Katolik ve Ortodokslukta: Sakramentler, lütfu aktaran araçlardır. Doğru bir şekilde uygulandıklarında (“ex opere operato”), sakramentler Tanrı’nın kurtarıcı lütfunu kişiye gerçekte ilettiğine inanılır. Bu nedenle, vaftiz ve diğer sakramentler, kurtuluş sürecinin zorunlu ve aktif bir parçası olarak görülür.

Bu farklılıklara rağmen, tüm Hristiyan gelenekleri sakramentlerin İsa Mesih tarafından tesis edildiğini ve Kilise’nin yaşamında önemli bir yeri olduğunu kabul eder.

Sonuç: Sakramentlerin Hristiyan Yaşamındaki Yeri

“Sakramentler” makalemiz boyunca, bu kutsal uygulamaların Hristiyan inancının merkezinde yer aldığını gördük. Protestanlıkta vaftiz ve Rab’bin Sofrası, sadece birer ritüel değil, derin teolojik anlamlara sahip, Mesih’in kendisi tarafından buyrulmuş kutsal sembollerdir. Bu semboller, bizlere kurtuluşun lütufla ve imanla geldiğini hatırlatır ve zaten gerçekleşmiş olan ruhani bir gerçeğin dışa vurumudur.

Vaftiz, günahlı eski yaşamımıza karşı ölüp, Mesih’in dirilişiyle yeni bir hayata doğduğumuzun bir beyanıdır. Rab’bin Sofrası ise, Mesih’in bizim için kırılan bedenini ve dökülen kanını anarak O’nun ölümünü ilan ettiğimiz bir anma yemeğidir. Bu iki uygulama, imanlının Mesih’e olan itaatinin, imanlılar topluluğunun birliğinin ve Mesih’in ikinci gelişine olan umudunun güçlü birer sembolüdür.

Bu nedenle, sakramentler Hristiyan yaşamı için hayati bir yere sahiptir. Onlar, imanlıların gözle görülebilir bir şekilde imanlarını ilan etmelerini, Mesih’le ve diğer imanlılarla olan birliklerini kutlamalarını ve Tanrı’nın onlara olan vaatlerini sürekli hatırlamalarını sağlar.

Eğer bu müjde yüreğinize dokunduysa ve siz de Mesih’i yaşamınıza davet etmek istiyorsanız, basitçe şu duayı tekrarlayabilirsiniz:

“Sevgili İsa, günahkar olduğumu ve Sana ihtiyacım olduğunu kabul ediyorum. Günahlarıma tövbe ediyorum ve seni yaşamıma davet ediyorum. Çarmıhta benim için öldüğüne ve dirildiğine inanıyorum. Lütfen yaşamıma gel, benim Rabbim ve Kurtarıcım ol. Senin adınla dua ediyorum. Amin.”

Eğer bu duayı ettiyseniz ya da daha fazla duymak isterseniz lütfen bize yazın: bilgi@kiliseturk.com
Sakramentler
Başa dön